Sayman’dan ‘Fabrika Ayarları İle Oynamamak Gerek’ !

Sayman’dan ‘Fabrika Ayarları İle Oynamamak Gerek’ !

Vodafon Sultanlar Ligi finali 3. maçında Eczacıbaşı Dynavit’i konuk eden Fenerbahçe Opet, önceki maçta 2-1 önde iken 3-2 kaybettiği maçı çok iyi etüt edip gerekli hazırlığı yapınca sahadan ezici üstünlükle galip ayrılıp kupanın bir kulpunu tutmuş oldu.

Sarı-lacivertli ekip bir önceki maçta sahaya çıkmanın yetmediğini ve şampiyonluk için çok daha fazla emek gerektiğini anlayıp hatalardan arınarak 3. maça çıkmıştı. Daha ilk setten itibaren çok aşırı üstünlük sağlayıp 2-0 öne geçince işin rengi belli olmuştu. Eczacıbaşı Dynavit ise önceki maçı nasıl kazandığını unutup farklı arayışa girince set bile alamadan 2-0 geri düştü. Ankara’daki Kupa Voley finali sonrası yazmıştım. Yarı finalde Vakıfbank’ı 3-2 ile geçip finale kaldığı maçtaki doğrularını bir kenara bırakıp farklı bir arayışa gitmeleri kupayı kaybettirmişti. Yarı finalde Vakıfbank’a karşı müthiş oynayan ve galibiyette büyük payı olan Beyza neredeyse hiç oynamamış ve Eczacıbaşı Dynavit, Fenerbahçe Opet’e biraz da aşırı yorgunluğun etkisiyle direnememişti. Gözler Naz’ı aramıştı açıkçası. Yani Ferhat Akbaş başarılı olan takımda değişime gidince maya tutmamıştı. Bugün de farklı bir senaryo olmadı. Lavarini bu kez Fabrika ayarları ile oynamayınca finalin 2. maçını evinde kaybeden Fenerbahçe Opet geri döndü. Hem de ne dönüş. 2. maçı Voronkova-Boskovic-Stevanovic ile oynayıp müthiş artıya geçen ve 2-1 geri düştükten sonra kazanıp seriye tutunan Eczacıbaşı bu kez geçen maçı çeviren usta pasör Naz’ı ilk altıda başlatıp yanına Eczacıbaşı’nın savunmadaki yumuşak karnı Alexa Gray’i koyunca sertlik ve direnç dozu düşmüş oldu. Aslında yine Elif ile başlayıp Naz’ı kenardan getirmek en doğru senaryo olacaktı. Çünkü sezon başından beri Ferhat Akbaş Naz Aydemir’e çok fazla şans vermemiş ve kenarda unutmuştu. Ancak müthiş bir izleyici olan ve hatalar ile iyileri dışarıdan izleyip gereken kurguyu yapabilen nadir oyunculardan biri olan Naz ilk altıda Voronkova olmayınca çaresiz kaldı. Bunda Fenerbahçe’nin müthiş başlangıcı ve Eczacıbaşı’nın yanlışlarının da etkisi büyüktü. Yani toplamda Lavarini 2. maçtaki hataları iyi etüt edip kazanırken Ferhat Akbaş tam tersini yapıp lüzumsuz arayışa girince bozulan kurguyu düzeltemedi. Demek ki Fabrika ayarları ile fazlaca oynamamak gerekiyormuş. Kazanan takım değiştirilmez çünkü zoru başarıp kazanmıştır. Emeğin karşılığını alan oyuncu mutlu oyuncudur. Naz’a lüzumsuz yüklenen misyon ancak Voronkova ile başlanması halinde başarılı olabilirdi. Çılgınca blok üstü vuran 3 oyuncusu (Vargas-Arina-Ana Christina) olan Fenerbahçe’ye karşı blok hazırlığı rafta kalınca yenilgi kaçınılmaz oldu. Takım halinde tel tel dökülen Eczacıbaşı yeniden toparlayabilir mi? Evet ama Fabrika ayarlarında kalmak şartı ile. Aksi taktirde seri uzamadan biter. Ben sadece dışarıdan gördüğüm şeyleri aktaran basit bir Voleybolseverim. Ve tüm çabam Voleybolun çok daha ileri gidebilmesi. Önümüzde korumamız gereken ünvanlar ve henüz elde edemediğimiz olimpiyat şampiyonluğu hedefi var. Kulüplerin çok iyi olması Milli Takımı olumlu yönde tetikler.

4.maça Fenerbahçe ideal altısı ile başlamalıdır. Ana Christina bence son dönemin en spektaküler oyuncusudur. Yüzde olarak diğer isimlere göre top öldürme yüzdesi çok iyi seviyede olan oyuncudur. Fenerbahçe çok lüks bir takım. 2. altısı bile ligde ilk dört oynar. Eczacıbaşı ise lüks olmayan bir emek takımıdır. Tek şansı Fabrika ayarları ile oynanmamasıdır. Biz de Basketbolda takımla bazen lüzumsuz yere çok oynarız. Hep söylerim iki sporun birbirine mantık olarak çok benzediğini. Koçlar bazen işi oluruna bırakmalıdır. İyi giden şeylerden rahatsız olmamalıdır. İki takıma da ortaya koydukları mücadele ve Voleybol için teşekkür ediyor ve hak edenin kupayı almasını diliyorum. Ebrar Karakurt ile bir kez daha övünebilme ayrıcalığımızı da unutmayalım lütfen. Dünyayı birbirine katan şeytan bu kez Rusya’daydı…Kocaman alkış…

Sevgilerimle….

 

SAYMAN-FOTOSPOR